gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ocak 2018 Cumartesi

Gezginlere Bavul Hazırlamanın Kolaylıkları

Gezginler İçin Akıllıca Bavul Hazırlama Konusunda En İyi İpuçları
Finding luxury aboard a commercial cruise line: Chic luggage sets always make for a better trip
/pinterest/
  • Daha özgür seyahat edebilmek için hafif bir bavul hazırlayın. Hatta tek bir el çantası yeterli olabiliyorsa onunla yetinin. Yanınızda götürülecek eşyaları yarı yarıya azaltırken cebinize koyacağınız parayı iki katına çıkarın. Maceranıza eğlence katmak üzere birkaç yeni şey satın almayı düşünebilirsiniz.
  • Minimalist but stylish packing » digital nomad lifestyle, location independence, and travel tips
  • Bavuldaki boş yerleri iyi değerlendirin. Elbiselerinizi katlamak yerine yuvarlayarak rulo halinde koyun. Çorapları, çamaşırları ve aksesuarları ayakkabıların içine koyun. Bavulda kullanılmadık en küçük bir alan dahi bırakmayın.
  • Luggage organization
  • You will never forget an Item for your Travels with this definitive Travel Packing List http://www.pkjulesworld.com/long-haul-flight-must-haves-superlist/
  • Torba kullanın. Aksesuarlarınızı küçük mutfak poşetlerine koyabilirsiniz, vakumlu torbalar yerden kazandırabilir ve çöp torbaları da çok amaçlı olarak (çamaşır torbası, galoş vb.) kullanılabilir.
  • ayakkabı
  • Bölmeler oluşturun. Üç kelime: Küçük el çantaları. Seyahatinizde ikiden fazla şehre gidecekseniz, bavulunuza yerleştireceğiniz küçük el çantaları bavulun daha düzenli olmasını sağlar ve sizi, bavulu boşaltıp tekrar düzenleme zahmetinden kurtarır.
  • Travel Essentials | Chronicles of Frivolity
  • Yanınıza çoklu uzatma kablosu alın. Yeni otellerin odalarında USB bağlantı noktaları olsa da, tüm elektrikli cihazlarınızı aynı anda şarj edebilmek için fazladan bir uzatma kablosu bulundurmak iyi olur.
  • Amazing Suitcase Organization! Tips and free printables for best packing practices.
  • Yanınıza uyku maskesi ve kulak tıkacı almayı unutmayın. Bunlar uçakta, trende veya otel odanızda çok işinize yarayabilir.
  • El çantanızda her zaman bir pareo veya şal bulunsun. Bunları uçakta örtü olarak, akşam serin havada gezinirken de eşarp veya şal olarak kullanabilirsiniz.
  • Havaalanında atıştırmalık şeyler almayın, bu tür şeyleri evden getirin. Uçağınız rötar yaparsa yanınızda getirdiklerinizle açlığınızı yatıştırarak biraz tasarruf edebilirsiniz.
  • US$22.35 Travel Waterproof Nylon Storage Backpack, Outdoor Women Men Unisex Handbag,Outdoor Backpack,Travel Bag,Travel Tips Packing
  • Bavul hazırlarken eşyaları bölüştürün. Çift olarak mı seyahat ediyorsunuz? Uçak yolculuğu sırasında bavulunuzun kaybolma ihtimalini göz önünde tutarak elbiselerinizi iki bavula bölün.
  • Evden ayrılmadan önce fotokopiler hazırlayın. Yurt dışına gidiyorsanız pasaportunuzun iki kopyasını çıkarın. Akıllı telefonunuzla havaalanı garajında arabanızın resimlerini çekin; aynı şekilde bavulunuzun ve bavulun içindekilerin de fotoğrafını çekin; bavulunuz kaybolursa bu resimler çok işe yarar.
  • Rose gold aluminum frame trolley suitcase caster 24 inch 26 children travel luggage board chassis Male 20 Hard Case
  • “Eskimiş tişört, pantolon, çamaşır ve çoraplarınızdan giyin, böylece seyahat bittikten sonra bunları atabilirsiniz. Bu şekilde hem bavulunuzu hafifletmiş olursunuz hem de seyahatinizde satın aldığınız yeni şeyleri koyacak yeriniz olur”
  • “Diş macunu, diş fırçası, tarak ve deodorantınızı mı unuttunuz? Otelin resepsiyonundan isteyin… her zaman müşterilere verebilecekleri küçük numuneler vardır” 
  • 'tripadvisor' 


17 Nisan 2015 Cuma

Fener&Balat İstanbul'un Kalbi

Fotoğraflar: By Malla

Balat Sokaklarında Zamanda Kaybolmak
İstanbul’un en eski semtlerinden olan Fener & Balat’ın ruhunu yakalayabilmek için onunla epey zaman geçirmek gerekiyor. Haliç’in hemen kıyısında yer alan ve birbirinden farklı kültürlere, dinlere ve geleneklere yüzyıllar boyunca ev sahipliği yapmış kadim semtin dinlemesini bilene ve kulak verene anlatacakları çok.
Son zamanlarda şehrin en ilgi çeken semtlerinden biri olan, sosyal medyada pek çok karede sık sık yer alan yokuşlu sokakların, mahalleli çocukların ve bir camdan diğerine uzanan çamaşırların olduğu rengarenk eski evlerinin peşine düşüp her ne kadar her fırsatta kendimizi Balat’ın sokaklarına atsak ta semtin sokaklarının dilini çözmesi ve bizimle hemen konuşmaya başlaması beklediğimizin aksine hemen olmuyor.




 

 
Balat’ın ruh halini çözebilmek için orada mahallenin uyanmaya başladığı sabah saatlerinde, uzun öğle sonralarına yayılmış telaşsız saatlerde ve akşam saatleri gibi günün ve mevsimlerin farklı zamanlarında bulunmak gerekiyor. Aslında bu kural karakteristik şehirlerin, semtlerin, mahallelerin ve ruhu olan mekanların hemen hepsi için aynı işliyor.
Hele ki Fener & Balat gibi içinde birbirinden farklı kimlikleri ve tarzları barındıran, değişim geçirirken lokal görüntülerini ve dokusunu kaybetmeyen enteresan bir bölge ise.
Orada tüm zamanını geçiren mahalleliye baktığınızda sokaklarına dalıp gittiğinizde kendinizi gerçekten de kendi şehrinizde ‘turist’ hissetmeniz olağan.
Dün bu geziyi bizzat gerçekleştiren biri olarak geziyi düzenleyen "Seka Çocuk Dostları" na ve Tintin Tur rehberi Serkan'a sonsuz teşekkürlerimle.... 
Bu güzel gezide Fener-Balat'ın değişik dünyasında kayboldum ve çok ama çok etkilendim:)
 Mutlaka bu gezininin tadını siz de tatmalısınız, burnumuzun ucundaki güzellikleri kaçırmayalım:)
 Kendinizi kendi ülkenizde yabancı gibi hissetmemeniz imkansız burada...
İlk paylaştığım fotoğrafları ben çektim; Diğer fotoğraflarımda  Instagram hesabımda:
Fotoğraflar:Malla
Gezinin Pierre Loti Kahvesi kısmını da artık yarın paylaşırım. 
Aşağıdaki Yazı ve Fotoğraflar alıntıdır. 
IMG_7742
Balat’ı enteresan yapan özellikleri ilk başta her ne kadar tarihi dokulara sahip güzelim evleri gibi görünse de asıl buranın kimliğini oluşturan değiştiren dönüştüren, aynı zamanda koruyan ve kendi güzel ruhlarını yansıtan mekanlar ve o mekanlara ruhlarını katan insanlarla tanışmaktan geliyor.
Balat, 4-5 çocuğun kapı önlerinde bir arada oynadığı, grubun en büyüğüne en küçüğünün emanet edildiği, İstanbul’un hemen her köşesini mesken edinmiş kedilerin burada da kendi kolonilerini kurdukları, yokuşu bol sokakların sürprizli hallerini başınızı yukarı kaldırmazsanız gözden kaçıracağınız detaylarla dolu bir labirent mahalle. Hani şu evlerin dili olsa da konuşsa dedirten türden bir ruha sahip. Hikayelerin peşinden gitmek ya da inanmak istediğiniz hikayeleri yazmak size kalmış.
Mahallenin huzurlu çocuğu Cafe Naftalin K.’nın önündeki bankta oturup, kedilerden fırsat bulabilirseniz sırtınızı kafe’nin duvarına dayayın, sokağın oynayan çocukların, önünüzden akan hayatın, birbirinden oldukça farklı profilde insanın aynı mahallede yaşamasının yarattığı atmosferin tadını çıkarın. Naftalin’den dışarıya taşan Yunan müziklerinin, zaman zaman farklı ezgilerin öğle sonrasını yaşayan mahallenin seslerine karışmasının ve yavaşlamanın tadını çıkarın.
İstanbul en güzel mevsimini yaşamaya başladı bile. Sokaklar bizim keşiflerimizi bekliyorlar.
 IMG_7875
Cafe Naftalin K.Naftalin Eskici Dükkanı’nın renkli haline, kapı önünde üst üste konulmuş eski model bavulların üzerinde yatan kedilerine, ilgi çekici objelerine, vintage posterlerine gözümüz aşikardı. Bu defa hemen karşısında yer alan Naftalin Cafe’yi görünce onun devamı olduğu sinyallerini kapısının önündeki eski model kırmızı sandalyeler ve ahşap masayı görünce daha içeri girmeden aldık. İçeri girer girmez karşılayan samimi gülümseme Zeynep Hanım’a ait. Kediler ise başımızın tacı. Her biri bir sandalyede öğle uykusundalar.
IMG_7874
Kafede hemen hemen tüm bu objeler ve eşyalar kullanım amaçları dışında aynı zamanda satılık. Bu yüzden eşyalarla duygusal bir bağ oluşturmamaya çalıştıklarını ancak yine de onları bir şekilde bulan bu hepsi ayrı hikayeye sahip eşyalara ve objelere bağlılıklarını heyecanla anlatan Zeynep Hanım, aslında kitap, kedi, kahve, kahvaltı gibi sevdikleri tüm ‘k’ları burada birleştirdiklerini ve hayatlarının bir kesitini de aynı evleri gibi buraya taşıdıklarını söylüyor. Bazı duvarları eski dergi ve gazetelerle kaplı Cafe Naftalin K.’da dekorla uyumlu bir şekilde köşede duran sarı buzdolabı, nefis müzikleri çalan pikap, masanın üzerindeki objeler ve hatta oturduğunuz koltuk bile satılık. Satılık olmayan tek şey, birkaç rafa yayılmış Zeynep Hanım’ın eşine ait kedi koleksiyonu. Duvarlarda asılı çerçeveler, raflardaki objeler her birini üzerine yaşanmışlık sinmiş ayrı hikayelere sahip. Bu sempatik atmosfere sahip mekanı tamamlar nitelikte bir menüleri var. Şirin kavanozlarda servis edilen ev yapımı içecekler, vejetaryenleri memnun edecek alternatifler, ev yapımı kurabiyeler, kekler ile Fener’in en naif ve huzurlu adreslerinden. Kedilerin en çok burada ‘takılmalarından’ da öyle olduğunu kanıtlar nitelikte. Zeynep Hanım ve eşi gibi insanlar ve onların elinin değdiği mekanlar iyi ki var. 
 naftalin
Naftalin Eskici Dükkanı Eşyaların ruhu olduğuna inanan iki eski eşya tutkunu ve aynı zamanda Naftalin Eskici Dükkanı’nın devamı gibi olan Cafe Naftalin K. ‘nın sahibi Zeynep ve Bülent çifti bugünlerde tekrar elden geçirdikleri eşyaları meraklılarına hazırlamakla meşguller. Dükkanda geçirdiğiniz her dakika o ana kadar görmediğiniz eşyaları görmenize ve yepyeni hikayeleri takip etmenize sebep oluyor. Eski pikaplar, radyolar, oyuncaklar, bavullar, kitaplar, abajurlar, telefonlar, çerçeveler, vazolar, daktilolar, plaklar daha neler neler…
IMG_7876
Ragn’n Roll Hand and Vintage, Naftalin Kafe’ye sırtınızı verip oturduğunuzda hemen sağ çaprazınızda gözünüze bir dükkan takılacak. Dükkanın önündeki beyaz bisiklete, onun nefis çiçekler yerleştirilmiş sepetine, bu görüntünün nasıl da o dükkan ile harika bir uyum oluşturduğuna büyük bir zevkle bakarken bu görüntüye bir de dükkanın önünden geçmekte olan zarif bir bey ve hanımefendi eklenecek. Bir anda kendinizi Fransa’da bir sokakta zannetmeniz olası. Vintage butiğin içinde bulunduğu sokağın atmosferini mükemmel şekilde tamamlayan haline kapılıp içeriye göz atarsanız vintage kıyafetler ve zamanın havalı ‘parçaları’ arasında nostaljik bir yolculuk sizi bekliyor. 
 IMG_7970
Hanımeli Kafe, Fener’in girişinde yer alan ve kapısının önünü genellikle dolu göreceğiniz bir mekan. Hoş hepimiz sokakları kapı önlerinde oturmayı özledik ama yağmurlu bir güne denk gelirseniz ya da sadece merak ederseniz içeriye göz atmadan geçmeyin. Zira kafe birkaç sene önce Balat sokaklarında çekilen bir diziye mekan olmuş. Adının hakkını veren kafede gerçekten her şeye kadın elinin değmiş olduğunu hissediyorsunuz. Ev yapımı kekler, pastalar, börekler, hamur işi yemem diyenlere hafif kahvaltılıklar ve taze portakal suyu, çay & kahve düşkünlerine taze çaylar, kahveler eşliğinde oturup soluklanmak ve Fener’in nabzını tutmak için iyi bir alternatif. 
IMG_7966
Narissa, Hanımeli Kafe’nin hemen devamında minik bir el emeği butiği. Sahibesi Afet Hanım’ın el emeği yastıkları ve şapka tasarımları dışında minik dükkanın dikkat çeken ürünleri farklı dokulara sahip peştemalleri. Gitmişken yanına bir de bakır tas ile el yapımı mis gibi bir sabun ekleyin, gezinizin sonunda dükkanın mis gibi kokusu ve semtin havası evinizde devam etsin. 
IMG_7965
Little House Cafe, Kapısının önündeki sandalyelerinin yeşil ve sarı renkleri menüsündeki kahvaltı ve  omlet çeşitleri adı gibi küçük ve sevimli kafe, Balat turunda mola adreslerinden biri. 
IMG_7746
Forno, Ne demiştik… Bir şehri keşfetmenin en güzel yolu sokaklarında kaybolmaktır. Balat’ın sokaklarında dolaşırken karşınıza çıkan mis kokulu ve samimi mekan ise en güzelidir. Sokağa girer girmez kırmızı beyaz tentesi ve dış cephesi ile sizi lezzetli bir menünün beklediği sıcak mekanın kokusunu hemen alacaksınız. Tereddüt etmeden kapısından girin içeri. Önce fırından çıkan nefis kokular çarpacak. Ardından birbirini tanımayan ailelerin çiftlerin arkadaş gruplarının kocaman bir aileymişçesine aynı büyük ahşap masayı paylaştıklarına ve önlerindeki lezzetlere gözünüz takılacak. Hemen hemen herkesin önünde ahşap servis tahtalarının üzerinde lahmacun ve pidenin olması mekanın spesiyalinin ne olduğunu belli ediyor. Vejetaryenlere uygun pide çeşitleri de bulunuyor. Ancak lahmacun ve pide çeşitlerinin yanı sıra kesinlikle sebzeli pizzası da denenmeli. Pizzanın lezzetini katlatan acı zeytinyağlarının oldukça başarılı olduğunu da ekleyelim. Kahvaltıları ise çoktan meşhur olmuş durumda. Pazar sabahları yer bulabilmek pek kolay olmuyor. Fırından taze çıkan kruvasanlar, ekmekler nefis. Porselen sahanlarda servis ettikleri yumurta çeşitleri de lezzetli alternatiflerden. Güneş kurusu kayısılı sufleye ise midenizde mutlaka yer bırakın. Leziz fırın lezzetleri açık mutfağı bayan Yona’nın her şeye yetişen enerjisi ve mekanın dekorasyonunda kullanılan rengarenk fayanslar ve bakır lambalar kalbimizi çaldı. Fener 
IMG_7744
Fener Kafe, İstanbul’daki kahve akımı malum. Burada içebileceğiniz en iyi kahvelerden birini içeceğinize emin olabilirsiniz. Kahve dükkanında çalışan ve kahveden anlayan yabancı misafirlerimizin bile tadına bayıldıklarını söylemeleri bu düşüncemizi bir defa daha destekledi üstelik. Kapısının önündeki babaannenizin evindeki koltuklardan birine oturun ve kahvenin tadını çıkarın. 
IMG_7964
Fener Köftecisi, Özel soslu ekmekleri üzerindeki köfteleri ve bir köfteci dükkanından beklenmeyecek dekorasyonu ile samimi, lezzetli ve keyifli bir adres. 
IMG_7969
Tentene, Balat sokaklarına en çok yakışan dükkanlar Tentene gibi el emeği göz nuru zarif dükkanlar. El emeği dantellerin nostaljik ve anneanne evini çağrıştıran atmosferinde sergilendiği Tentene geçmiş zamanın naif hallerine yapılan bir yolculuk gibi. 
Domino, Vodina Caddesi’ne yakın zamanda katılan bir oyuncu daha var. Domino salata, sandviç, makarna, köfte gibi alternatifler sunan menüsü, ferah iç dekorasyonu ve kapı önü muhabbetiyle sade ve rahat bir atmosfere sahip.
IMG_7962
Art & Books Coffee, Art Books & Coffee, ikinci el kitaplar, haritalar, gravürler ve bir bavul dolusu siyah beyaz fotoğraf ile bambaşka hikayelere taşıyabilecek bir dükkan. 
 IMG_7971
Sahi, (İstanbullu Tasarımlar) Sahi bir kültür pazarlaması platformu. İçinde el sanatlarından  tasarım ürünlere, lokum ve baklavadan peştemale, Türkiye’nin geleneksel dokusuna ait detayların modern yorumları sunuluyor. İlk mağaza ve kafesini Karaköy’de açtıktan sonra, Balat’ta internette satılan paketli ürünlerin satışının yapıldığı mağazasını açan Sahi, ürünlerinde sunduğu zenginliği ve dinamizmi ile İstanbul’un şehir kültürüne ait pek çok detay barındırıyor. Tasarım ürünlerinin ağırlıklı olarak İstanbullu tasarımcı ya da atölyelerde üretilmiş ve özgün olmalarına dikkat eden markanın, “Made in Istanbul” kavramının özellikle yabancıların gözünde bir artı değer olarak yerleştirilmesi ve yaygınlaştırılması gibi bir hedefi var. Sahi’de satılan geleneksel tatlılarda belirledikleri kriter ise işin erbabı ya da ustaları tarafından, orijinal formülüne sadık kalınarak ve yüzde 100 doğal içerik kullanılarak hazırlanmış olması.
IMG_7972
Markanın yaratıcısı Çiçektan Yeşilkaya, İstanbul şehir kültürü gibi zengin bir konsepti etraflıca kapsamaya, hikayelerini, mahallelerini, insanlarını, esnafını, tasarımcılarını anlatmaya ayrıca önem veren bir girişimci.
Markanın Balat’taki mağazasında ise yine birbirinden güzel renk ve tasarıma sahip seramik ürünler, farklı tasarımcılara ait çalışmalar, el yapımı sabunlar, geleneksel motiflere sahip örtüler en saf ve cazip halleriyle sunuluyor.
IMG_7973
Sahi’nin İstanbul Masalı, Çok Özelsin ya da Pembe Panjur Paketi gibi sevimli hediye paketleri de bulunuyor. Balat
IMG_7968
Balart, Sahi’nin hemen karşı köşesinde yer alan Balart’ın, tipik Balat evlerinin renkli minyatürlerinin yer aldığı vitrinini görünce içeriye adım atmak kaçınılmaz. Balat’ın ilk Sanat Okulu ve Sanat Galerisi olan Balart sevimli Balat evleriyle kalbimizi çaldı. 
 IMG_7967
Balat Residence Cafe & Hotel, Tahta Minare Hamamı ile karşılıklı konumda bulunan hotel & cafenin girişinde yer alan kahve ve çay ocağı ve otantik dekorasyonu özellikle yabancı misafirler için ilgi çekici. Kapısının önünde yer alan tahta taburelere oturup yüzünüzü güneşe verdiğinizde sizden keyiflisi olmuyor. 

Tahtaminare Hamamı, Vodina Caddesi’nde yer alan hamamın tarihi orada çalışan kişinin söylediğine göre 1458 yılına dayanıyor. Oldukça mistik bir atmosfere sahip hamam pazartesi ve perşembe günleri kadınların kullanımına açık.
IMG_7974
Vodina Cafe & Balat Kültür Evi, Soroptimist Kulüpler Federasyonu tarafından kurulmuş Vodina kafe kadınlar tarafından işletiliyor. Soroptimist ise ‘birbiri ile kan bağı olmayan ama kız kardeş gibi birbirine yardım eden kadınlardan oluşan topluluk’ demek. Ekonomik özgürlüğü olmayana kadnlara el emeklerini satabilmeleri için imkan veren Vodina Kafe, aynı zamanda semtteki maddi durumu yetersiz çocuklara kurs verilen bir mekan. Menüsünde bulunan mantı, sarma, kurabiye gibi lezzetler ev kadınları tarafından yapılıyor. Kafe’nin giriş katında iki farklı oturma bölümü bulunuyor. Caddeye bakan ve bir evin yemek odasında ağırlanıyorsunuz gibi hissettiren bir ön salon, bir de arkasındaki mini bahçeye bakan bir bölüm bulunuyor. Ufak ancak huzur veren açık bölümü ise dinlenmek için ideal. Hele arkadan usul usul Zuhal Olcay çalıyorsa. Binanın üst katında geçici resim sergilerine yer veriliyor. Evin güzelliğini anlamak için mutlaka üst kata bakmak gerek. Vodina Kafe, kadınları ve çocuklara verdiği destekle ve huzurlu ortamıyla kalbimizi kazandı. Balat
IMG_7963
Byzas Cafe, Fener Balat’ta gezinirken bir anda sevimli bir Yunan kafesinde hissettiren Byzas Cafe, kapısının önündeki masmavi boyalı sandalyeleri ile kendini hemen fark ettiren bir mekan. Beyaz duvarlarına asılı mavi çerçeveler ve mavi & beyaz kareli masa örtüleri mekanı tamamlıyor. Menüsünde kahve çeşitleri olan Byzas Cafe’nin sahipleri size adeta evlerinde ağırlıyorlar gibi bir sıcak ve samimi. Yıldırım Caddesi No:10 Fener
Köfteci Arnavut, 1947 yılından beri hizmet veren Köfteci Arnavut, ciğeri, Arnavut tatlısı, piyazı ve tabii ki meşhur köftesi ile Balat turunun tamamlayıcısı. Mürselpaşa Caddesi, No:139 Ayvansaray

Hepsi Hikaye, Hepsi Hikaye’nin önce vitrininde birbirinden güzel eski objelerin çekimine kapılıyorsunuz, ardından içeri girdiğinizde bir zamanlar halkın içinden ustaların uyguladığı ancak pek itibar görmemiş ve ‘halk işi’ olarak tanımlanmış olan ve artık çok az kişi tarafından bilinen ve uygulanan geleneksel ‘camaltı sanatı’nı devam ettiren Ayşegül Kaya’nın işlerini duvarlarda görüyorsunuz. Ayşegül Hanım, gönül verdiği cam sanatını devam ettirmek amacıyla dükkanın alt katını atölye olarak kullanıyor. Balat Çarşısı
 IMG_7937
Tozlu Raflar Antique, Balat sokaklarında yürürken sanki çağlar öncesinin enerjisini taşıdığını düşündüren ve adının ‘tozlu’ olmasına karşılık, renkli yüzüyle oldukça enteresan bir dükkan bir anda karşınıza çıkıyor. Fotoğrafını çektikten sonra dükkanın nostaljisine kapılıveriyorsunuz. Kaftanlardan eski mobilyalara küçük dükkanda pek çok değişik ikinci el ve antika ürün bulunmakta.  Ayvansaray Caddesi
IMG_7961
Agora Meyhanesi 1890, Bir mekanda servis yapanlar da çalan parçaya eşlik ediyorsa orası ‘mutlu’ ve ‘güzel’ bir işletmedir. Ezel Akay’ın üç ortağıyla birlikte 100 yıllık mekanın orijinaline sadık kalarak yeniden hayat verdiği Agora Meyhanesi, hem iç dizaynının sıcaklığı hem de bahçe kısmı ile oldukça keyifli bir atmosfer sunuyor. Mezelerinin her biri akılda kalacak kadar iyi ve özenli. Klasik mezelerin bile mutfaktaki Ermeni, Rum ve Türk aşçıların eli değince çok daha güzel lezzetlere dönüştüğü Agora Meyhanesi’nin mutfağında zaman zaman Ezel Akay da hünerlerini konuşturuyor. Balık pastırması, skordalia, akulçapa gibi farklı etnik mutfaklara ait mezeler ile başlayıp asma yaprağında levrek ve danalı kuzulu gibi lezzetler ile devam eden geceye bir de kemanın tınıları ve nostaljik şarkıları eklenince her duyunuza hitap eden unutulmaz bir akşam geçirmiş oluyorsunuz.  Ayvansaray
Elvin Pastane Fırın, Tam bir mahalle fırını olan Evlin Pastane Fırın’ın galetalarından ve pakette satılan simitlerinden almadan geçmemek gerek.
Çıfıt Çarşısı, Belki yeni jenerasyon bilmeyebilir ancak ‘çıfıt’ dağınık ya da içinde ne ararsan bulabileceğin karışıklıktaki bir çekmece dolap ya da oda için kullanılan bir deyim. Çıfıt’, aslında Osmanlı döneminde Yahudilere verdikleri isimmiş. Bu kelimenin nasıl deyim olduğunun hikayesi ise, 1492’de İspanyol engizisyonundan kaçan Yahudiler, Osmanlı tarafından Balat’a yerleştirilmiş ve burada bir çok talebi karşılayan her türlü ihtiyaca uygun ürünü bir arada bulundurdukları dükkanlar kurmuşlar. Böylece Yahudi Çarşısı (Çıfıt Çarşısı) deyimi buradan doğmuş. Günümüzde Türk esnafın çoğunlukta olduğu çarşıda terziden manava, fırından tuhafiyeye aklınıza gelebilecek her türlü dükkan mevcut.
Fener’in En Görkemli Binası
Fener Rum Erkek Lisesi, 1454 yılında kurulan ve bugüne kadar eğitimin kesintisiz sürdüğü Fener Rum Erkek Lisesi’nin binası, semtin en etkileyici ve ilgi çekici binaları arasında yer alıyor. ‘Kırmızı Mektep’ ya da ‘Kırmızı Kale’ olarak ta bilinen okul, Osmanlı Dönemi’nin en prestijli okulu sayılıyor ve bu okuldan mezun olmak dönemin imtiyazlı kişileri arasında olmaya olanak sağlıyormuş. 600 öğrenciye eğitim verebilecek kapasitedeyken Rum nüfusunun azalmasıyla şu anda onda biri kadar öğrencisi ile eğitime devam ediyor. (Kırmızı Lise)(Kırmızı Okul)
IMG_7743
Kutsal Mekanlar
Patrikhane, Bölgenin en önemli kutsal mekanı Ortodoks Hıristiyan aleminin Vatikan’ı olan Patrikhane İstanbul’un fethinden sonra Ayasofya’nın camiye çevrilmesi ile birlikte pek çok yer değiştirmiş ve en son olarak 1601 yılında buraya taşınmıştır.
Sinagoglar
Osmanlı tarafından 15. yüzyılda Balat’a yerleştirilen Yahudiler’den geriye pek çok sinagog kalmış.
Ahrida Sinagogu, İstanbul’daki en geniş kapasiteli sinagog’tur.

Kiliseler
Kanlı Kilise (Meryemi Kilisesi) 11. yüzyıldan kalma kilise hala ibadete açık.
Sveti Stefan Bulgar Ortodoks Kilisesi (Demir Kilise) 
Detaylı Anlatım:

13 Haziran 2014 Cuma

Burçlara Göre Gezilecek Yerler

 Yaz tatili için hazır mısınız? Henüz bir fikriniz yok mu?
 O zaman bunu araştırmak için ideal bir dönemdesiniz.:
 (Kayıp bagajlar, süresi dolan pasaportlar, gecikmeli uçuşları düşünmek) için  şüpheli bir zaman olsa da Merkür artık, seyahat ve ulaşım gezegeni yani geriye doğru gidiyor!
7 Haziran - 1 Temmuz arası gezi planlamak için iyi bir zaman:
16 Temmuz'da, dünyevi Jüpiterle maceracı Leo'nun 13 aylık turu başlıyor ve bu yıllık işaret-değişiklikler getiriyor.
Temmuz ve Ağustos aylarında gökyüzü süper görünüyor.
Bu sıralar burcunuza göre astro-uygun yerleri keşfederek kaybedilen zamanı telafi edebilirsiniz.
Elle mecmuası  burçlara göre gezilecek uygun  yerleri keşfetmiş bile...
Oğlak burcu için ise Türkiye'de Kapadokya'yı öneriyor !...
 Ne dersiniz süper değil mi bu burçtan değilim ama bende Kapadokya'yı  görmeyi çok istiyorum çook!...
 Ama benim burcuma göre ise Costa Rica'ya gitmem gerekiyor :pp
elle-03-cappadocia.jpg (1200×800)
 OĞLAK:
Kapadokya, Türkiye'nin  gizemli dünyası !
 Türkiye'deki bu yerin düpedüz acayip, bir kısmı antik volkanik patlamalarla oluşan kaya oluşumları-açık-konutlar ile ay yüzeyi gibi bir manzarası var.
Kaya içi otellerde, labirentlerde, balon turlarında kendinizi bir başka dünyada hissetmek, asırlık esnaflardan  muhteşem el dokuması halılar satın almak ise çok heyecan verici....
♥  Follow Me on Bloglovin  

.

.